29. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali çağımızın büyük ekolojik sorunlarını yedinci sanatın anlatım olanaklarını mükemmel kullanarak ele alan belgesellere özel bir bölüm ayırdı: SÜRDÜRÜLE-MEZ.

 

Ormanların Kurtarıcısı, Buz Devri Parkı, Bölge, Hassas Mevzu ve Dünyanın Bütün Nefesleri adlı belgeseller 12-18 Eylül tarihleri arasında, Adana Esas 01 Burda AVM CinemaPink salonlarında gösterilecek.

 

Gezegenin kalan son fosil yakıt kaynakları bir yandan iklim değişimini körüklerken bir yandan da yeni savaşlar çıkmasına sebep oluyor. Yaşadığımız bunca yıkım, şiddet ve yoksulluk son yıllarda hem ekolojik hem ekonomik açıdan bir çözüm olarak görülen ssürdürülebilirlik kavramının sınırlarını zorladı. Gezegenin bir  kısmı kuraklıktan kavrulurken bir kısmını seller götürüyor. Afetlerin hiçbirini artık doğal olarak niteleyemeyiz. İnsanların bir kısmı aşırı üretim ve gereksiz tüketimle çevreyi kirletirken derin yoksulluklar da yaratıyor. Afrika ülkeleri açlık sınırında kalmaya devam ediyor. Ne Afganistan’da insan hakları korunabildi ne Rusya – Ukrayna savaşı önlenebildi. Yemende, Madagaskarda, Sri Lankada ve başka birçok yerdeki krizler git gide derinleşiyor. Bu denli eşitsizlik adalet duygusunu da köreltti. Antroposen çağın sürdürüle-mez noktasına geldik.

 

Sinemacılar bu duruma seyirci kalmıyor. Sorunları tespit ederken umutsuzluğa teslim olmayan, insanlık suçlarını ihbar ederken en beklenmedik yerlerde direniş hikayeleri bulan filmler bize gündemi değiştirme ihtimalini hatırlatacak.

 

The Forest Maker / Ormanların Kurtarıcısı – Volker Schlöndorff

Sinema tarihine Altın Palmiye ve Oscar ödüllü Teneke Trampet başta olmak üzere bir dizi önemli film armağan eden, 1960 yılında Yeni Alman Sineması’nın öncülerinden biri olarak kamera arkasına geçen Volker Schlöndorff, Afrika’da umut filizleriyle dolu bir belgesel çekti. Büyük ustayı 82 yaşında Nijer’e sürükleyen macera sürdürülemez bir yoksulluğa ormanlarla engel olan, milyonlarca hektar araziyi doğal bitki örtüsünü canlandırarak ağaçlandıran, bu sayede Büyük Sahra Çölü’nden rüzgarla taşınan kumlara karşı tarım alanlarını koruyan ve tahıl üretimini arttıran Tony Rinaudo’nun  çalışmasını görüntülemek.

 

 

Pleistoscene Park / Buz Devri Parkı – Luke Griswold – Tergis

Kuzey Sibirya’da, Saka Cumhuriyeti sınırları içinde 1996 yılında kurulan Buz Devri Parkı bir tür ütopya. Soğuğa dayanıklı Yakut atlarının, yakların, misk sığırlarının otladığı ve bitki örtüsünü beslediği, permafrost tünellerde yiyecek depolanan bir bilimsel proje. Ancak bu kadarla kalmıyor, Sergey ve Nikita Zimov adlı baba-oğul bilimadamları buz devri ekosistemini yeniden yaratmayı hedefliyor. Son kertede küresel ısınmaya meydan okuyan bir deney yapıyorlar.

 

Delikado / Hassas Mevzu – Karl Malakunas

Filipinlerin “son ekolojik sınırı” olarak nitelendirilen Palawan’ı korumak için mücadele eden çevre gönüllülerinin 13 tanesi yasadışı ağaç kesenlerin elektrikli testerelerine el koymaya çalışırken silahla vurularak öldürüldü. Hassas Mevzu hem izleyiciyi bu yeryüzü cennetine götürüyor hem de onun nasıl cehenneme çevrildiğini gösteriyor. Bir yanıyla doğa belgeseli bir yanıyla aksiyon filmi denebilecek çarpıcı bir yapım Hassas Mevzu.

 

The Territory / Bölge – Alex Pritz

2022’nin en çok ödül toplayan belgesellerinden biri olan Bölge, Brezilya’nın yerlisi Uru-eu-wau-wau halkının yaşadıkları yağmur ormanlarını yağmacılardan ve istilacılardan koruma mücadelesine odaklanıyor. Yönetmen Alex Pritz filmi, ilk kez 1981 yılında temas kurulan ve o günden bu yana toprakları peyderpey çiftçiler tarafından gasp edilen Uru-eu-wau-wau halkıyla birlikte çekti. Uru-eu-wau-wau bölgesi yağmur ormanları talanına karşı savunma hattı işlevi görüyor. Üç yıla yayılan bir süreçte geçen filmin yapımcıları ünlü yönetmen Darren Aronofsky ve The Cave ile Oscar adayı olan, deneyimli yapımcı Sigrid Dyekjaer.

 

All That Breathes / Dünyanın Bütün Nefesleri – Shaunak Sen

Hem havası hem sosyal çevresi kirlenmiş olan Yeni Delhi’de Nadeem ve Muhammed Saud adlı iki kardeşin, kent ortamına adapte olmuş ve ekosistemine girmiş karaçaylakları kurtarma çabasını konu alan bu film yılın en başarılı belgeseli. Ocak ayında Sundance Mayıs ayında Cannes film festivallerinde en iyi belgesel seçildi. Cannes Jürisi Altın Göz Ödülü’nün gerekçesi olarak kurduğu cümle filmin niteliğini mükemmel özetliyor:   “Yıkım içindeki dünyada her hayatın ve her küçük eylemin ne kadar önemli olduğunu anımsatan bir film.”