Gülbahar, kahvaltı sofrasını topladıktan sonra Elifnaz’ı giydirdi. Bedri televizyonun başında homurdanarak uzanıyordu. “Kahvem nerde Gülbahar?” diye seslendi. Gülbahar hemen koşup şekerli Türk kahvesini hazırladı ve Bedri’ye “Afiyet olsun.” Diyerek içeriye gitti. Bedri öfkeli bir şekilde Gülbahar’ın arkasından odaya girdi. Elifnaz’a kıyafetini giydirirken odaya bodoslama dalan Bedri’ye öldürücü bir bakış atacaktı ki yutkundu. Bedri Elifnaz’a tıslayarak bakıp çıktı odadan. Gülbahar Elifnaz’a “Kızım hadi ayakkabılarını giy, aşağı inip bekle beni.” Diye tembihleyip Bedri’nin yanına gitti. “Kızımı giydirirken kapıyı tıklatman gerekmiyor mu?” diye yumuşak bir tonla sordu kadın. “Sen kimsin de bana hesap soruyorsun kadın? Çabuk gidin gözüm görmesin gelirken içkimi almayı unutma.”

Gülbahar, hiçbir şey söyleyemeden arkasını dönüp çıktı evden. Bugün izin günüydü. Fabrikadan kazandığı üç kuruşu da bu adama yedirmek ağırına gidiyordu ama elinden başka ne gelirdi ki? Zaten babasından kalma bu derme çatma evin tapusunu da zorla almıştı Bedri ondan. Gidecek yeri, sığınacak kimi vardı? Düşüncelerini savurdu. Aşağıda bekleyen kızıyla pazara doğru yürümeye başladılar. Elifnaz:”Anne bu adamdan daha ne kadar dayak yiyeceksin? Ben artık on yaşındayım. Anlayabiliyorum her şeyi. Bıktım o adamdan. Babam yaşasaydı…” Bağırarak kesti Elif’in sözünü Gülbahar. “Sana kaç kere diyeceğim kızım babanı anma. Bedri baban duyarsa …” Elif boynunu büküp yürümeye devam etti. Az ilerde bir kavga vardı. Elif korkup Gülbahar’ın elini sıkıca tuttu. Yolun ortasında bir kadın, yere düşmüş ağlıyor, birileri telaşla ambulansı arıyor ve büyük bir kalabalık grup kadının etrafını çevrelemiş bağırıyorlardı. Onlar da kadındı. Merakla ilerledi Gülbahar Elif’i kenardan yürüterek. Kadın grup:”Hepimiz Sedef’iz, Özgürüz! Susmayacağız!”Diye nidalar atıyor, öfkeyle haykırıyorlardı. Yerde yatan kadına “Sedef, iyi misin?”Diye seslendi doktor. Ancak Sedef baygındı. Genç kadın acı içinde inliyordu. Gülbahar yaklaşıp etraftaki kadınlardan birine sordu:”Ne oldu burada?” Kadın bağırarak cevapladı:”Ne mi oldu? Ne olacak bacım, yine şiddet, yine baskı! Kızcağız dekolte giydi diye yoldan geçen kronun biri saldırmış. ‘Sen nasıl açık saçık gezersin bizim mahallemizde’diye yürümüş üstüne, tekme tokat dövmüş kızcağızı. Hepimiz Sedef’iz, eylem yapıyoruz haydi sen de susma!”deyip kalabalığa tekrar katıldı. Gülbahar fffazllla düşünmedi. şaşkın, buruk bir ifadeyle kızına döndü:”Elif, elimi bırakma ve yürü.”deyip attı kendini grubun içine. “Benden başkaları da acı çekiyormuş tek ben değilmişim demek ki ama nereye kadar?”diye sordu kendine. Sorusunun bencilce olduğunu fark edip avazı çıktığı kadar bağırmaya başladı: “HEPİMİZ SEDEFİZ, HEPİMİZ ÖZGÜRÜZ!”     

Devamı haftaya…